Turan
Ben Altay dağlarından koparak geldim,
Yüreğimde Türkistan'dan bin bir nakış var.
Çok şükür aslım da neslim de belli.
Türküm Müslüman’ım o dağlar kadar.
Dokuz tuğ taşıdım ben, dokuz davula vurdum,
Dokuz evliya gücüyle yürüdüm geldim.
Büyüdü benimle mübarek yurdum,
Ebed-müddet bu devleti ben kurdum.
Nevruz toylarımızda ateşler tutuşturdum,
Orhun'dan, Seyhun'dan, Ceyhun'dan geçtim.
Yol gösterdi kükreyerek bana Bozkurt'um,
Atımla hep yan yana gözelerden su içtim.
Baykal'da da çimdim ben, Hazar Denizi'nde de,
Toprağıma bağdaş kurup oturdum.
Ben ki Alper Tunga'ya gönül verenlerdenim,
Yurt uğruna doludizgin göğüs gerenlerdenim,
Sonra durgun sulara Bismillahlarla,
Kilim seccadesini serenlerdenim.
Yani hem Alplerdenim, hem Alperenlerdenim.
Ben Türkmen'im, Özbek'im, Kazak'ım, Kırgız'ım ben,
Azerbaycan Türkleriyle aynı kandanım.
Kıpçakları, Uygurları aşkla duyanlardanım,
Ben ki Tatarlardan, Gagavuzlardan
Çuvaşlardan, Bozkurtlardan, Oğuzlardanım.
Kalem de tuttum çok şükür, kılıç da, gül de,
Güvercin bakışlı sıcak türküler de söyledim.
Anlayan anladı kim olduğumu.
Aman dileyeni sevdim, öfkemi yendim,
Övdü büyük peygamber İstanbul Başbuğumu
Kuran’la da müjdelendim.
Sevsem gözbebeğim olur ne varsa,
Öfkelensem öfkem dağları ezer.
Dilim bazan sularım çağlamasına,
Bazan da bülbüllerin şakımasına benzer.
İşte bilge Tonyukuk, Kül tigin, Bilge Kağan,
Hepsi birbirinden daha mübarek.
Süzme asaletimin nurdan kefili,
İşte Dede Korkut, kaftanı ipek,
Soyumun-sopumun bin yıllık dili.
Ve Yusuf Hashacib, Mahdum Kulu, Fuzuli,
Hepsi de peygamber soyunca asil.
Sonra Kaşgarlı Mahmut; gönlüme düşen cemre,
Ali Şir Nevai, Gaspıralı İsmail,
Şiiri bir bakraç süt gibi Yunus Emre.
Cengiz Aytmatov ki, Cengiz Dağcı ki,
Ayın ondördündenden sağılan huzur.
Sabir Rüstemhanlı... Ruh kadar eski,
Ve daha binlerce nur üstüne nur.
Servetim Buhari'nin, Yusuf Hamedanî'nin
Ahmet Yesevî'nin nur servetinden
Güzelliğim, merhametim, şefkatim
Hep Şah-ı Nakşibent hazretlerinden.
Hunlardan, Göktürklerden alıp getirdim,
İpek ipliğimi altın tığımı.
Mintanıma minyatürler işledim durdum,
Selçuklu çinisine gönül mührümü vurdum.
Osmanlı ebrusuyla süsledim yastığımı,
Mustafa Kemallerle yeni baştan doğruldum.
Kim demiş 81 yaşıma bastığımı.






